Balabanu / Balaban Aşireti

Kutlu Dogum Günü ve Celişkiler

Kutlu Dogum Günü ve Celişkiler





Son dönemlerde garip seyler oluyor Türkiye de.Bu bazen ait oldugumuzu düsündügümüz yada kendilerini bizim temsilcelirimiz olarak lanse eden kisi ve kurumlarda da yasaniyor.

Aleviler namaz kilmali diyenini mi ararsiniz yoksa camiler asil bizimdir diyenini mi?

Ramazan bizim orucumuzdur diyenini mi yoksa Muharrem ve Hizir oruclarinin iftar saatlerini Sünni-Diyanet Islerinden alip ona göre oruclarini acanlari mi?

Kandil kutlayanlar mi yoksa sanal alemden hazir sablonlar alip birbirine cep telefonlarindan "Kandiliniz mübarek olsun" mesajlari atanlar mi?

Son zamanlarda yeni yeni cikarilmaya calisilan asimile oyunlarindan biri de "Kutlu Dogum Günleri" adindaki aldatmacadir.Aldatmacadir cünkü bize ait olmayan bir sey,süslenip püslenerek önümüze koyulmaya calisiliyor.

Simdiler de revacta olan Alevi-Sünni birliktelikleri (!) icerisinde Cemevlerinde yapilan etkinliklere "Kutlu Dogum Günleri" de eklendi. Mevlidi Serifler okunuyor, Sema ve Semah birarada yapiliyor.

Kimsenin bizi asimile etmesine gerek var mi diye sorasi geliyor insanin.

Neler oluyor bize,nereye dogru gidiyoruz?

Bu aldatma,hile ve asimile cabalarini görmek cok mu zor?

Sunu özellikle belirtmekte fayda vardir:Baskalarinin yaptigi ibadet sekilleri ve inanc ritüelllerine karsi degiliz.Bu onlarin inanci ve ibadetidir.Nasil ibadet edecegini,nasil bir inanca sahip olacagina kendisi karar verir ve uygular.

Bizim icin önemli olansa; baskalarinin yaptigi ibadet degil kendi yaptigimiz ibadet olmalidir.Birilerine benzemek zorunda degiliz,birilerinin yaptiklarini yapmak zorunda hic degiliz.

Siz hic bir cami de yada kilisede Cem Ayini yapildigini,Semah dönüldügünü duydunuz yada gördünüz mü?

Muharrem ve Hizir Orucu tutulmasi yönünde konusmalar duydunuz mu?

Musahiplik kurumunun önemi ile ilgili bir sey duydunuz mu?

Dörtler,yediler,onyediler,kirklar üzerine birsey duydunuz mu?

Enel Hak, ruh göcü gibi kavramlarin aciklandigini duydunuz mu?

Seyhül-Islam Ebu Suud fetvasinda;

''’Ey müslümanlar..! Kendilerine Kızılbaş diyen bir taife vadir ki bu taife anayı bacıyı tanımaz, Cem adını verdikleri ayinlerinde mum söndürmekte ve bu ayin sırasında herkes önüne gelenle yatmaktadır. Bunlar müslüman değildir. Bu taifenin katli vaciptir. Bunların kestikleri ve pişirdikleri yenilmez, murdardır. Bunların karıları, mali - mülkü ve cariyeleri size helaldir. Her kim ki bu taifeden çok adam öldürürse cennete gitse gerektir ‘’ diyor.

Bir baska fetvasinda ise;

„Peygamber,(ehl-i sünnet topluluğunun da içinde bulunduğu yetmiş üç topluluktan yalnız ehl-i sünnet kurtulacak, ötekiler ateşe atılacaktır) buyurmuştur. Bu Kızılbaş topluluğu o yetmiş üç topluluktan bile değildir. Herbirinden biraz kötülük, biraz suç, biraz ortalığı karıştırıcılık almış, kendi inançlarına göre benimsedikleri küfüre, sapkınlığa katıp karıştırmış, yeni bir küfür yolu yaratmışlardır.

..., çağlar boyunca gelen bilginlerin ortak konuda birleşen yargıları gereğince katledilmeleri uygun görülmüştür. Suçlulukları konusunda kuşkuya kapılanlar da suçludur.“ (M. Ertuğrul Düzdağ: Şeyhülislam Ebussuud Efendi Fetvaları Işığında 16. Asır Türk Hayatı, İst. 1972,s. 110- 111)

Yine Osmanlida dönemin bir baska Seyhül-Isami Kadızade Mehmed bir fetvasinda Alevileri „zindik“olarak tarif eder ve katledilmeleri yönünde söyle der ;

"Müslim nâmına olan Zeyd, meşihat iddiasında olup, ilhad ve zındıka itikadında olduğunu izhar ve bu vecihle daî bilfesad olduğu Şer’an sabit olsa Zeyd’in emr-i ûlu’l-emr ile siyaseten katli meşru mudur?

El-cevab: Allahua’lem vaciptir.

Bu surette Zeyd vech-i muharrer üzere ilhad ve zındıka ile ahzolunduktan sonra tevbesi makbule olur mu?

El-cevab: Allahua’lem olmaz belki katlolunur.

Sahir ve sai bilfesad olan Zeyd kablettevbe ahz olunsa Zeyd’e ne lazım olur?

El-cevab: Allahua’lem katolunur."

Günümüzde inancimiza karsi bu yaklasimlari devam etmektedir.

Marasta,Corumda,Sivasta,Gazi de bu acikca görülmektedir.

Peki simdi nasil bir kardeslik ve birliktelikten sözedecegiz?

Birbirine taban tabana ters olan , dünya görüsü zit inanclari birbirine yaklastirmak mi yoksa onlar icinde eritmekmidir amac?

„ Dinlerarasi diyalog „ masallari adina Aleviligin asimile edilmesine nasil razi olacagiz?

Hem bizler katledilecegiz, yok edilecegiz, asimile edilecegiz,ödün verecegiz ve baskalarina benzemek icin ugrasip duracak bazilarimiz ama karsi taraf bizimle ilgili tek bir olumlu adim atmayacak.Bunun adina da birlik,beraberlik diyecegiz.

Cemevinde elini kulagina koymus ve imam-dede arasi bir görünümde mevlidler okunuyor,Semahin yaninda Mevlevi semazenleri dönmekte,Naksibendi liderleri ile yanyana pozlar verilmekte.

Böylelikle herkese kardes oldugumuzu gösterelim, birlik ve beraberlige cagiralim.

Alevilerin verdigi vergiler ile Sünni hocalarin parasi ödeniyor bu ülkede ama Alevilerin hakli talepleri görmezden geliniyor.

Kandil kutlamalarinin tarihi 13. YY dan sonradir.Bundan öncesinde Kandil kutlamalari yoktur islam tarihinde.

"Kutlu Dogum Günleri" Türkiye de ilk olarak 1989 yilinda kutlanmistir ve Miladi takvime göredir.Her yilin 20 Nisaninda baslar ve bir hafta sürer.Henüz 8 senelik bir gecmisi vardir.

Peki bu yeni asimilasyon oyununu düzenleyenlere ve onlarin fikir babalarina sunlari sormak gerekiyor;

Neden oruc,bayramlarinizi Hicri takvime göre yaparsiniz da „ Kutlu Dogum Günleri“ ni Isanin dogumu ile baslayan miladi takvime göre yaparsiniz?

Kutlu Dogum Günlerinin miladi takvime göre kutlanmasi normal midir?

Peygamber kendi dogum gününü kutladi mi hic?

Peygamberin kendisi bile dogdugu günü bilmiyorken 20 Nisan nereden Dogum günü ilan edildi?

Suudi Arabistan ve diger seriatla yönetilen ülkelerde "Kutlu Dogum Günleri" yada haftasi kutlaniyor mu?

Metin Kahraman

10 Haziran 2007